[Çağan T. Okuyan]

Multimedya ve fotoğraf sanatçısı Çağan T. Okuyan, TANI koleksiyonunun ilk serisinde yer aldı.
Çağan T. Okuyan'ı daha yakından tanımak için bu ropörtajı okuyabilirsiniz. ☻ ☻ ☻

1.) Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?
1.) Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?
1.) Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Ben 90 doğumluyum, TR’de doğdum, 2000 ekonomi krizinde babam Avrupa’ya göç etmeye karar verdi, Almancı olabilirdik ama sonradan Fransa'yı seçti. Tam bir Parizyen olduk diyemem ama kesinlikle 2 kültür arası gurbetçilerdeniz artık. Ben ortaokula Paris’te devam ettim. Meslek seçimi zamanı geldiğinde kendi istediğim gibi grafiklere, tasarımlara yöneldim. Üni başlamadan bitti ve yıllardır orada burada kendi adıma freelance sahasında piyasayla savaşıyorum. Multimedia design okudum şimdi herşeyi karıştırdım, hem fotoğraf hem video yada kreatif anlamda her şeye hakimim. Markalara çekimler yapıyorum, projeler yönetiyorum. Kendi kişisel projelerim var, kapitalist bu çarpışma bu yarış izin verdikçe onlar ile ilgilenmeye çalışıyorum, insan kendi fikirlerine öncelik vermeli.

Ben 90 doğumluyum, TR’de doğdum, 2000 ekonomi krizinde babam Avrupa’ya göç etmeye karar verdi, Almancı olabilirdik ama sonradan Fransa'yı seçti. Tam bir Parizyen olduk diyemem ama kesinlikle 2 kültür arası gurbetçilerdeniz artık. Ben ortaokula Paris’te devam ettim. Meslek seçimi zamanı geldiğinde kendi istediğim gibi grafiklere, tasarımlara yöneldim. Üni başlamadan bitti ve yıllardır orada burada kendi adıma freelance sahasında piyasayla savaşıyorum. Multimedia design okudum şimdi herşeyi karıştırdım, hem fotoğraf hem video yada kreatif anlamda her şeye hakimim. Markalara çekimler yapıyorum, projeler yönetiyorum. Kendi kişisel projelerim var, kapitalist bu çarpışma bu yarış izin verdikçe onlar ile ilgilenmeye çalışıyorum, insan kendi fikirlerine öncelik vermeli.

2.) "Kebab Project" fikri ilk aklınıza nasıl düştü?
2.) "Kebab Project" fikri ilk aklınıza nasıl düştü?
2.) "Kebab Project" fikri ilk aklınıza nasıl düştü?

Paris’te düştü aklıma ilk. Fransa’da kebab döner hikayesi Berlin gibi değil, daha yeni yeni değişiyor hikaye. Ben ilk projeye başladığımda eskimiş ve yenilenmemiş bu dükkanları öylesine bir tarihi dokumente etmek için fotoğraflamak istedim. Çünkü yeni gelenlerin saygısı yoktu geçmişin kırılganlığına, eskinin üstüne beyaz bir boya atıp geçmek kolaydır zor olan onu koruyup yeni gelenlere saklamaktır. Bu akılla çıktı yola KP - sonra gitgide daha politik bir iş halini aldı.

Paris’te düştü aklıma ilk. Fransa’da kebab döner hikayesi Berlin gibi değil, daha yeni yeni değişiyor hikaye. Ben ilk projeye başladığımda eskimiş ve yenilenmemiş bu dükkanları öylesine bir tarihi dokumente etmek için fotoğraflamak istedim. Çünkü yeni gelenlerin saygısı yoktu geçmişin kırılganlığına, eskinin üstüne beyaz bir boya atıp geçmek kolaydır zor olan onu koruyup yeni gelenlere saklamaktır. Bu akılla çıktı yola KP - sonra gitgide daha politik bir iş halini aldı.

3.) Bazı fotoğraflarınız gerçekten rahatsız edebiliyor ama saniyelerce incelerkende buluyoruz kendimizi. Rahatsızlık-İlgi arasında böyle bir bağlantı olduğunu düşünüyor musunuz?
3.) Bazı fotoğraflarınız gerçekten rahatsız edebiliyor ama saniyelerce incelerkende buluyoruz kendimizi. Rahatsızlık-İlgi arasında böyle bir bağlantı olduğunu düşünüyor musunuz?
3.) Bazı fotoğraflarınız gerçekten rahatsız edebiliyor ama saniyelerce incelerkende buluyoruz kendimizi. Rahatsızlık-İlgi arasında böyle bir bağlantı olduğunu düşünüyor musunuz?

Rahatsız edici görseller, ne olduğunu ve neden rahatsız edici olduğunu anlamaya çalıştığımız için merak uyandırabilir. Ve ben bunu yaparken, yani bu görselleri servis ederken, içine biraz da tatlı ve rahatlatıcı şeyler koymaya çalışıyorum, belki renk olarak belki bir duygu olarak, bu özellikle görsel belirsiz veya anlamı net değilse geçerlidir. Rahatsız edici görsele bakmak, korku veya iğrenme gibi duygular üzerinde kontrol sahibi olmanın bir yolu olabilir. Görsele bakarak, duygularımızı kabul edip onlarla yüzleşebiliriz. Çekinip korksak da rahatsız edici görseller, adrenalin ve dopamin salınımını tetikleyerek bizi uyarabilir. Bu, bazı insanlar için hoş bir deneyim olabilir. Ve bu görseller öfke, üzüntü veya korku gibi güçlü duygusal tepkilere yol açabilir. Bu duygulara dikkat çekmek ve onları işlemek için görsele bakmaya devam ediyor olabilir.

Rahatsız edici görseller, ne olduğunu ve neden rahatsız edici olduğunu anlamaya çalıştığımız için merak uyandırabilir. Ve ben bunu yaparken, yani bu görselleri servis ederken, içine biraz da tatlı ve rahatlatıcı şeyler koymaya çalışıyorum, belki renk olarak belki bir duygu olarak, bu özellikle görsel belirsiz veya anlamı net değilse geçerlidir. Rahatsız edici görsele bakmak, korku veya iğrenme gibi duygular üzerinde kontrol sahibi olmanın bir yolu olabilir. Görsele bakarak, duygularımızı kabul edip onlarla yüzleşebiliriz. Çekinip korksak da rahatsız edici görseller, adrenalin ve dopamin salınımını tetikleyerek bizi uyarabilir. Bu, bazı insanlar için hoş bir deneyim olabilir. Ve bu görseller öfke, üzüntü veya korku gibi güçlü duygusal tepkilere yol açabilir. Bu duygulara dikkat çekmek ve onları işlemek için görsele bakmaya devam ediyor olabilir.

4.) Şanzelize vs İstiklal?
4.) Şanzelize vs İstiklal?
4.) Şanzelize vs İstiklal?

Tabii ki İstiklal. Açık ara İstiklal, 1920’de de İstiklal 90’larda da, 2000’ler İstiklal. Geziye kadar hep İstiklal. Şimdi hasret gidermelik, bu sefer de böyle olsunluk, İstiklal… tarihler böyle yazılıyor. Kabul etmeli, İstiklal yine İstikla… Hatta tünel, Asmalı'da bir kanka ile bir bardak kahve. Handan hana geçerken tarihler arası seyahat için İstiklal.

Tabii ki İstiklal. Açık ara İstiklal, 1920’de de İstiklal 90’larda da, 2000’ler İstiklal. Geziye kadar hep İstiklal. Şimdi hasret gidermelik, bu sefer de böyle olsunluk, İstiklal… tarihler böyle yazılıyor. Kabul etmeli, İstiklal yine İstikla… Hatta tünel, Asmalı'da bir kanka ile bir bardak kahve. Handan hana geçerken tarihler arası seyahat için İstiklal.

5.) Hayatınızın sonuna kadar bir sinema izlemek zorundasınız, bu ne olurdu?
5.) Hayatınızın sonuna kadar bir sinema izlemek zorundasınız, bu ne olurdu?

Kesinlikle öncelikle bir Türk filmi olurdu bu. Kara komedi çok severim, en çok izlediğim Türk filmi “Pardon” olabilir, Ferhan Şensoy'un yazıp oynadığı. Ama İstanbul temalı filmlere de bayılırım. Hmm… Bence “Organize İşler” harikaydı, hem muhteşem İstanbul görüntüleri hem de İstanbul’un bu zamana kadar yapılmış en iyi underground portreleri. Biraz unutulmuş filmlerden “Anlat İstanbul’a bayılırım, hikaye içinde hikaye arka planda koca İstanbul.

Kesinlikle öncelikle bir Türk filmi olurdu bu. Kara komedi çok severim, en çok izlediğim Türk filmi “Pardon” olabilir, Ferhan Şensoy'un yazıp oynadığı. Ama İstanbul temalı filmlere de bayılırım. Hmm… Bence “Organize İşler” harikaydı, hem muhteşem İstanbul görüntüleri hem de İstanbul’un bu zamana kadar yapılmış en iyi underground portreleri. Biraz unutulmuş filmlerden “Anlat İstanbul’a bayılırım, hikaye içinde hikaye arka planda koca İstanbul.

6.) Partilerde fotoğraf çekerken en çok ilginizi çeken veya sizi şaşırtan bir olayı anlatır mısınız?
6.) Partilerde fotoğraf çekerken en çok ilginizi çeken veya sizi şaşırtan bir olayı anlatır mısınız?
6.) Partilerde fotoğraf çekerken en çok ilginizi çeken veya sizi şaşırtan bir olayı anlatır mısınız?

Böyle anlardan o kadar çok varki, tatlı deliler her yerde… çok uzun zamandır partilemeyi bıraktım. Artık kaldıramıyorum party falan, gündüz işlerim çok yoğun ve günler uzun. En son partilediğimde, Paris’te kendini tabure sanan bi adam vardı bi gece, öyle gezindi durdu, bana gelip arabasını nereye park ettiğimi falan sordu, “Yemek sipariş edebilir miyiz?” dedi. Önce korktum adam adına ama sonra iyi idare ettiğini fark edince bıraktım kendi haline. 3-4 saate de kendine gelmiştir herhalde…

Böyle anlardan o kadar çok varki, tatlı deliler her yerde… çok uzun zamandır partilemeyi bıraktım. Artık kaldıramıyorum party falan, gündüz işlerim çok yoğun ve günler uzun. En son partilediğimde, Paris’te kendini tabure sanan bi adam vardı bi gece, öyle gezindi durdu, bana gelip arabasını nereye park ettiğimi falan sordu, “Yemek sipariş edebilir miyiz?” dedi. Önce korktum adam adına ama sonra iyi idare ettiğini fark edince bıraktım kendi haline. 3-4 saate de kendine gelmiştir herhalde…

7.) Bu koleksiyona bir cümleyle iz bırakmanı isteyeceğiz. Son cümlenizi bizimle paylaşır mısınız?

“Son cümle” deyince de… sanki jübilemi yaptım ayrılıyorum gibi oldu aranızdan. Hmmm… bilemiyorum, Sanatçının en büyük düşmanı kendisi, en büyük rakibi kendi kuşkusu. Planı hatırlamalı, davayı unutmamalı. İnsan kendini bilmeli. Akıl sağlığını korumak zor ama çok önemlidir.

7.) Bu koleksiyona bir cümleyle iz bırakmanı isteyeceğiz. Son cümlenizi bizimle paylaşır mısınız?

“Son cümle” deyince de… sanki jübilemi yaptım ayrılıyorum gibi oldu aranızdan. Hmmm… bilemiyorum, Sanatçının en büyük düşmanı kendisi, en büyük rakibi kendi kuşkusu. Planı hatırlamalı, davayı unutmamalı. İnsan kendini bilmeli. Akıl sağlığını korumak zor ama çok önemlidir.

SONRAKİ

SONRAKİ

ECE AĞIRTMIŞ

ECE AĞIRTMIŞ